Perşembe, 10 Eylül 2026

‘Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek için eksiksiz bir kılıf sundu’

Sibel Demir 2 dk okuma 0 yorum

11 Eylül, dünya genelinde canlı yayınla izlenen bir felaketti ve olayın ardından ABD toplumunda ve yasa yapıcıların davranışlarında dramatik değişiklikler meydana geldi. Güçlü bir korku ortamı, özgürlüklerin geride bırakılmasına, cadı avı benzeri uygulamalara ve uluslararası hukukun ihlaline yol açtı. Saldırının hemen ardından kampüslerdeki mescitlerin etrafı polis ve kameralarla çevrildi; Arap öğrencilere yönelik sözlü saldırılar ve “Nuke Bin Laden” pankartları, toplumda derin bir korku ve öfke dalgası yarattı. Bu travma, ABD yönetiminin yeni yapılar kurmasına ve olağanüstü kararlar almasına zemin hazırladı.

Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burak Küntay, “korku insanların özgürlüklerinden vazgeçtiği bir devri başlattı” diyerek, 25 yıl içinde bu dönemin dünyayı nasıl şekillendirdiğini vurguladı. Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Deniz Tansi ise, 11 Eylül’in 1950’ler İngiliz kolonyal mirası ve İsrail’in güvenliğiyle bağlantılı Ortadoğu politikalarını nasıl yeniden yapılandırdığını açıkladı. ABD’nin Ortadoğu’daki müdahaleleri, Irak’ın tasfiyesi ve İsrail’in bölgesel gücünü artırma çabaları, “Siz bizimle ya ya teröristlerle” retoriğiyle dünya düzenini tek kutuplu bir dayatma haline getirdi.

George W. Bush döneminde geliştirilen “Önleyici Savaş Doktrini”, önceden gerçekleşmemiş bir eylemin “kendi kendini savunma” ilkesini ortadan kaldırarak, ülkeleri yargısız işgallere açtı. Rumsfeld’in BM’yi ve Avrupa’yı görmezden gelme tutumu, Trump döneminde Kudüs’ün statüsü ve Golan Tepeleri kararlarıyla birleşerek, uluslararası hukukun çöküşüne katkıda bulundu. Bu gelişmeler, ABD’nin küresel gücünü yeniden şekillendiren bir dönemin başlangıcını işaret etmektedir.

Sibel Demir
Sibel Demir

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap