Demirtaş’tan Narin Çıkışı: Anne ve Amcaya Ağır Suçlama

31.07.2026 - 12:21
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Narin Güran davasında ortalık karışdı! Selahattin Demirtaş bugün cezaevinde Narin’in babası Arif Güran ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından sosyal medya hesabından çarpıcı açıklamalarda bulundu. Demirtaş, dava dosyasını hukukçu gözüyle incelediğini belirterek, anne Yüksel Güran ve amca Salim Güran hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalarına tepki gösterdi. “Tam bir hukuk faciası” dedi.

Demirtaş’ın açıklamasına göre, dosya kapsamındaki deliller ışığında suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar. Evet yanlış okumadınız, Demirtaş’a göre Narin’in ve amcası Salim Güran’ın suçlu bulunup ağırlaştırımış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları hukuken kabul edilebilir değil. Peki ama nasıl oldu da mahkeme böyle bir karar verdi? Demirtaş’a göre işte bu noktada basının büyük rolü var.

“Görünen o ki, basının yönlendirmesiyle oluşan yoğun kamuoyu baskısı, mahkemenin karar sürecini gölgelemiştir” diyen Demirtaş, bu durumun ceza hukukunun en temel kuralıyla çelişdiğini vurguladı. Kişisel görüşler bir kenara bırakıldığında, mahkumiyetin dedikodulara veya ihtimallere değil, somut ve şüpheden uzak delillere dayanması gerektiğini söyledi.

Bakın işin en can alıcı noktası burası… Demirtaş, “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesine dikkat çekerek, dava dosyasındaki mevcut delillerin anne ve amcaya bu cezanın verilmesi için teknik olarak yetersiz kaldığını ifade etti. Yani diyor ki; anne ve amcanın suçlu oldukları, hukukun evrensel ilkeleri gereğince şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamamış. Bu çok kritik bir tespit.

Neyse, devam edelim… Demirtaş açıklamasında İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay denetimlerine de değindi. Bu cezaların bu denetimlerde kesinlikle bozulması gerektiğini savundu. “Hukuk bunu gerektirirdi çünkü yeni bir delil veya yeni itiraflar ortaya çıkmadıkça mevcut dava dosyasına göre annenin ve amcanın suçlu oldukları ispatlanamamıştır” dedi. Sözlerinin burasında oldukça netti.

Peki bu karar gerçekten adil mi? Demirtaş’a göre değil. “Sırf kamu vicdanını tatmin etmek için suçlu olduğu ispatlanmamış insanlara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermek gerçek adalet değildir” diyerek önemli bir uyarıda bulundu. Üstelik bu durumun kamu vicdanını tatmin etmeyeceğini de ekledi. Hatta daha da ileri giderek, kamu vicdanını asıl yaralayacak olanın bu tür kararlar olduğunu ima etti. Narin’in hatırası, ailesi ve kamuoyu gerçek adaleti hak ediyor.

Olayın geçmişine bakacak olursak… Narin Güran’ın ölümü Türkiye’nin gündemine oturmuş, kamuoyu davayı yakından takip etmişti. Mahkeme süreci boyunca medyada çok sayıda haber yapıldı, yorumlar yapıldı. İşte Demirtaş tam da bu noktada, oluşan bu yoğun baskının karar sürecini etkilediğini düşünüyor. Yani diyor ki; hukuk, medya baskısına göre değil, delillere göre karar vermeliydi.

Demirtaş’ın bu açıklamaları sosyal medyada kısa sürede yayıldı, binlerce kişi tarafından paylaşıldı. Kimi destekledi, kimi eleştirdi. Ama ortada bir gerçek var ki; bu dava henüz kapanmadı. İstinaf ve Yargıtay süreçleri devam edecek. Hukukçular da bu kararı tartışıyor, farklı görüşler dile getiriliyor.

Bakalım önümüzdeki günlerde İstinaf Mahkemesi bu dosyada nasıl bir karar verecek? Yargıtay süreci ne gösterecek? Narin’in ailesi ve kamuoyu gerçek adaleti bulabilecek mi? Bu soruların cevabı hep birlikte göreceğiz. Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Sibel Demir
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap