Perşembe, 10 Eylül 2026

Mekke Anlaşması: İran, Güvenliğin Satılık Olmadığını İddia Etti

Sinan Kaleli 3 dk okuma 0 yorum

İsmail Bekayi, Tahran’daki haftalık basın toplantısında, İran’ın Hazar Denizi Hukuki Statüsü Sözleşmesi üzerindeki duruşunu savundu. Metnin 2018’de imzalandığı dönemde, tüm yetkili kurumlar tarafından incelendiğini belirtti. Bekayi, “Bu belge, milli çıkarlar doğrultusunda bağımsız karar alır; biz, 7 yıldır Meclis’e gönderme aşamasındayız” dedi. Sözleşmenin yürürlüğe girmesi için beş ülkenin de onayı gerektiğini vurguladı, “Biz sadece çıkarlarımızı gözetiyoruz” diye ekledi.

Hazar Denizi’ndeki hukuki statü konusunda Bekayi, “Taban çizgisi sözleşmede yer almıyor. Metinde yer alan 50%/20% pay tartışması zihinsel ezberlere dayanıyor” diyerek açıklama yaptı. Türkmenistan ve Azerbaycan ile ikili görüşmelerin devam ettiğini, “Hükümet, belgenin askerileştirilmesini engelleyen çerçeveleri dikkate alarak Meclis’e sunmayı uygun görüyor” belirtti.

Mekke Anlaşması’nın ardından, bölge ülkelerinin güvenlik algısında köklü bir değişim yaşandığını savundu. “Son iki üç yılda yaşanan olaylar, güvenliğin sahte tüccarlardan satın alınamayacak bir unsur olduğunu gösterdi” dedi. Bekayi, “İran’ın temel politikası, dış güçlere dayanmayan, kendi aralarında işbirliğine dayalı içsel güvenlik mimarisi oluşturmak” olarak özetledi.

Kuveyt’in tek İran okulunu kapatması ve dört vatandaşın tutuklanması konusuna sert yanıt veren Bekayi, “Kuveyt hükümeti, uluslararası hukuktan doğan taahhütleri yerine getirmiyor” diye kınadı. “Bölge ülkelerinin ABD’nin illegal eylemlerine tahsis etmemeleri bekleniyor” ekledi.

Çad ve Venezuela’nın UCM’den çekilme taleplerine ilişkin konuşurken Bekayi, “UCM, İsrail’in Filistin’deki suçları karşısında ABD’nin baskısına maruz kaldı” diyerek, “Seçici adalet mekanizması ABD ve İsrail’in suçlarını gözetiyor” vurguladı.

Hürmüz Boğazı’nda geçiş rotası ve Umman ile müzakereler devam ediyor. Bekayi, “Ücret alınıp alınmayacağı şu an konuşulmadı. Navigasyon güvenliği, çevre koruma ve denizcilik hizmetleri kurulacak” dedi. “ABD’nin deniz ablukası devam ettiği sürece boğaz tamamen güvenli bir seyrüsefer hattına dönmez” diye uyardı.

Ukrayna’nın bir İran ticari gemisine yapılan saldırı konusunu gündeme getirerek, Kiev yönetiminin “saldırı kasıtsızdı” açıklamasının kendisini ikna etmediğini söyledi. “Ukrayna, zararları tazmin etmeli, aksi takdirde İran kendi imkânlarıyla tazmin edecek” diye uyarıda bulundu.

Baklın, bu gelişmelerin sonraki dönemde İran ve bölge ülkeleri için ne gibi yeni senaryolar oluşturacağı?

Kaynak: Orijinal Haber

Sinan Kaleli
Sinan Kaleli

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap