Küresel piyasalarda ani ‘İran düşüşü’: Altın ve petrol nereye koşuyor?
ABD’nin İran’a yönelik son askeri hamleleri, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker geçişlerini tehlikeye atarak küresel enerji piyasalarında ani bir şok yarattı. Brent petrol fiyatı, bu gelişmeler sonucu %2,5 artarak varil başına 97 doları aştı ve son beş haftanın en yüksek seviyesine yükseldi. Tedarik zincirindeki aksaklıklar, Rusya ve Orta Doğu eksenindeki arz sorunlarını da derinleştirerek yaklaşan kış öncesi rafine ürünlerin, özellikle dizel arzının benzeri görülmemiş bir kırılganlığa sürüklendiğini gösterdi. Artan petrol maliyetleri, tahvil faizlerini yükselterek finansal piyasalarda da gerilim yaratıyor.
Yükselen enerji fiyatları, güvenli liman olarak kabul edilen altın piyasasını da olumsuz etkiledi. Bir haftalık sürede ons başına 380 dolar düşen altın, 4,690 dolardan 4,306 dolara geriledi ve Ocak ayındaki 5 419,83 dolarlık tarihi rekorunun yaklaşık %20’sini kaybetti. Aynı dönemde Comex pazarında gümüş %3,2 düşüşle 64 dolara, bakır ise %2 düşüşle 6,4 dolara indi. Avrupa’da doğalgaz da şok yaşadı; Hollanda TTF vadeli işlemlerinde megavatsaat başına fiyat, 75 €/MWh sınırını aşarak 2023 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. AB doğalgaz depolarının doluluk oranı ise 63 %’te kaldı, bu da kış sezonuna giden enerji darboğazının boyutlarını daha da kritik bir seviyeye taşıdı.
Tüm bu gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmanın finansal piyasalara da yayılma potansiyelini ortaya koyuyor. ABD 10‑yıllık tahvil getirisi %4,81, Almanya 3,38 % ve İngiltere 5,26 % seviyelerinde seyrediyor. Artan petrol maliyetleri ve yükselen tahvil getirileri, yatırımcıların enerji arz güvenliği ve faiz ortamı konularında daha temkinli olmalarını gerektiriyor.

