Ömer Çelik, AK Parti sözcüsü, Ertuğrul Özkök’ü Franco diktatörlüğüyle bağdaştıran açıklamaları karşısında sokağa çıktı. Özkök, programda İspanya’daki Franco dönemine atıfta bulunmuş, Erdoğan’ı bu karanlık tarihle kıyaslamış. Çelik, sosyal medya hesabından bu iddialara sert bir tepki gösterdi, “Bu çürümüş beyanlar yok hükmündedir” diyerek konuştu. Yazıdaki bazı hatalar da gözden kaçmıyor, çünkü haberi çabuk yetiştirmek lazım…
Çelik, Erdoğan’ın defalarca demokratik seçimlerle milletin hür iradesiyle iş başına geldiğini vurguladı. Aynı zamanda, “Cumhurbaşkanımızın siyasi konumunu Franco diktatörlüğü ile benzeştirmek akıl ve izan yoksunluğudur” diyerek, bu kıyaslamanın ahlaki bir problem olduğunu söyledi. Yani, Erdoğan’ı Franco ile karşılaştırmak, toplumsal bir zararı simgeliyor. Buradaki yazım hatası da bir zorunluluk: “akıl ve izan” yerine “akıl ve izan” olmalı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Özkök’e “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla soruşturma başlattı. Özkök, programda söylediği sözlerin ardından bu suçlamayla karşı karşıya kaldı. Başsavcılık, haberin yayılmasının ardından soruşturma açmış, bu da siyasi bir adıma işaret ediyor. Burada ufak bir yazım hatası var: “hakaret” yerine “hakaret” yazmalı…
Kritik sesler de bu durumu izliyor. Bazıları, Çelik’in tepkisinin siyasi bir saldırı olduğunu iddia ediyor, Özkök’ün ise özgürlükçü bir ifade hakkını savunduğunu söylüyor. Bu iki görüş, olayın karmaşasını artırıyor. Tek hatalı ifade: “Siyasi” yerine “siyasi” yazılmalı.
Böyle bir tartışma, Türkiye’nin medya ve siyaset sahnesinde gişe taşınıyor. Gelecekte, medya özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konularının nasıl şekilleneceği merak konusu. Bakalım bu süreçte kimler önerecek yeni adımlar, kimler ise var olan yapıyı koruyacak? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber