Ceuta’da Göçmen Krizi Büyüyor: İspanya’da Savaş Hali!

31.07.2026 - 11:41
YAYINLANMA
9 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Arkadaşlar bakın ne oldu. İspanya’nın Fas kuzeyindeki toprağı Ceuta’ya son günlerde binlerce göçmen akın etti. İspanya hükümetinin dün yaptığı açıklamaya göre İspanya toprağına ulaşmaya çalışırken en az 18 kişi hayatını kaybetti. 18 can, inanır mısınız. Bu sayı resmi ama henüz doğrulanmamış çalışma tahminlerine göre çok daha fazlası da ölmüş olabilir. İspanyol hükümet yetkilisi Fernando Rodríguez Contreras dün yaptığı açıklamada henüz doğrulanmamış tahminlere göre on binlerce kisinin sınırı geçmiş olabileceğini söyledi. Yani durum sandığımızdan ciddi, hemde çok ciddi…

İspanya’nın yüzyıllardır yönettiği bu küçük yarımada, Fas’ın kuzey kıyısında yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda bi yer. Afrika anakarasında ama resmi olarak Avrupa’nın parçası. Ceuta ve Melilla, Avrupa Birliği’nin Afrika ile olan tek kara sınırını oluşturuyor. Şehir çift katlı tel çitlerle, İspanyol polisi ve paramiliter güçlerle tahkim edilmiş ama yinede geçiyorlar. 6 metre yüksekliğindeki çitlere tırmanıyorlar, demir kesicilerle çitleri kesiyorlar, denizden yüzerek geliyorlar. Dalış kıyafetleriyle, can yelekleriyle kıyıya vuruyorlar. İnternetteki videolarda insanların kıyıya yüzmek için can yeleği ve dalış kıyafeti kullandığı görülüyor. Yani adamlar ölümü göze almış, başka çareleri yok…

Son günlerde yaklaşık 1500 göçmenin Ceuta’ya girdiği açıklanmışdı ama bu rakam çoktan aşıldı. Çarşamba gününden itibaren deniz yoluyla gelen göçmen sayısı arttı, yerel yetkililer uyarı yapmıştı zaten. Dün karadan ve denizden giren binlerce kişi kabul merkezlerinin kapasitesini aştı. Ceuta Özerk Şehri Başkanı Juan Jesús Vivas çarşamba günü gazetecilere yaptığı açıklamada durumun “tam bir insani ve sosyal acil durum” olduğunu belirterek merkezi hükümetin harekete geçmesini istedi. Adam haklı, ortalık karışmış durumda. Neyse devam…

İspanya hükümeti bu yoğunluğun üzerine hemen açıklama yaptı. Sınır güvenliğini sağlamak için askeri birlikler sevk edildi, hava ve deniz desteği artırıldı. Sularda devriye gezmek için dalgıç ekipleri görevlendirildi. Hani derler ya, savaş hali… Avrupa Birliği’de devreye girdi, sınır ve sahil güvenlik ajansı Frontex aracılığıyla düzenin yeniden sağlanması için İspanya’ya destek teklif etti. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez X platformunda yaptığı paylaşımda düzeni en kısa sürede yeniden tesis etmek için Fas makamlarıyla birlikte çalıştığını duyurdu ve derhal müdahale edileceği sözünü verdi. Ama olay büyük, çözüm kolay değil…

Bu kriz, İspanya Yüksek Mahkemesi’nin deniz yoluyla gelen göçmenlerin doğrudan sınır dışı edilmesini engelleyen kararından birkaç hafta sonra meydana geldi. Yani mahkeme sınır dışı etmeyi zorlaştırdı, sonrasında böyle bir akın oldu. Daha iyi ekonomik imkanlar arayan çoğunluğu Fas’tan gelen binlerce göçmen yıllardır toplu geçişler yapıyor. 2021 yılında iki gün içinde 10 binin üzerinde kişi sınır harici yollarla Ceuta’ya girmişti. 2022 yılında ise Melilla’da toplu geçiş denemesinde çıkan izdihamda en az 23 göçmen hayatını kaybetmişti, çok sayıda kişi denizde yaşamını yitirdi. Bunlar hep yaşandı ama bu sefer durum farklı, daha büyük…

Bu sınır, Sánchez’in sol koalisyon hükümeti için ülke içinde önemli bir siyasi gerilim kaynağı. İspanya ile Fas arasında diplomatik bir hassasiyet noktası olmaya devam ediyor. Sánchez iç politikada İspanya’yı Batı’nın yeni bir “eritme potası” olarak yansıtmaya çalışmış, özellikle İspanyolca konuşan Latin Amerikalılar başta olmak üzere göçmenleri destekleyen bir tutum sergilemişti. Hükümet son olarak belgesiz göçmenlerin yasal statü başvurusu yapmasına imkan tanıyan bir program başlattı ve bu kapsamda 1 milyondan fazla başvuru yapıldı. Yani Sánchez göçmenlere kucak açıyor ama bu sefer işler çığrından çıktı. Muhafazakar ve göç karşıtı rakipleri sınır kontrolünde gevşek davranmakla suçluyor, göçmen hakları savunucuları da sert uygulama taktiklerini eleştiriyor. İki taraftan da sıkıştırılıyor yani…

Sağcı muhalefet dünkü gelişmelerin ardından Sánchez hükümetini hedef aldı. Aşırı sağcı Vox partisinin lideri Santiago Abascal olayları “bir işgal” olarak niteledi ve hükümeti göçmenleri kasten davet etmekle suçladı. Hatta Abascal herhangi bir kanıt sunmadan bu kişilerin suçlu, tecavüzcü ve potansiyel sol seçmen olduğunu ileri sürdü. Çok ağır sözler, haber etiği açısından söylenmemesi gereken şeyler ama adam söyledi işte. Merkez sağdaki Halk Partisi’nin (PP) lideri Alberto Núñez Feijóo da Başbakan Sánchez’i kınayan isimler arasında yer aldı. İspanya hükümeti ise yasadışı geçişlerdeki bu yüksek hacmin kendi vizelerinin bir parçası olmadığını net bir şekilde ifade etti. Yani “Bizim politikamız böyle bişey değil” diyorlar ama tartışma büyüyor…

Avrupa’dan da tepkiler gecikmedi. Almanya için Alternatif (AfD) partisi eş lideri Alice Weidel ve Avrupa Parlamentosu’nun en büyük grubu olan Avrupa Halk Partisi (EPP) Başkanı Manfred Weber dahil birçok göç karşıtı figür tepki gösterdi. Weber, “Bu durum bir şeyi kanıtlıyor: Göç Paktı ve geri gönderme düzenlemeleri yarın değil, bugün yürürlüğe konulmalıdır. Ayrıca Frontex güçlendirilmelidir” dedi. İçişlerinden Sorumlu Avrupa Komiseri ve EPP üyesi Magnus Brunner ise Avrupa Komisyonu’nun Ceuta dahil sınırların bütünlüğünü koruma konusunda İspanya’yı desteklediğini ve İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska ile temas halinde olduğunu belirtti. AB Komisyonu ayrıca Fas ile İspanya arasında kurulan işbirliğini memnuniyetle karşıladığını bildirdi. Sözcü, Fas’ın AB için kilit ve güvenilir bir ortak olduğunu, göç, sınır yönetimi ve insan kaçakçılığıyla mücadele alanlarında işbirliğinin yoğunlaştırıldığını ekledi. Yani AB tarafı “Fas’la çalışıyoruz” mesajı veriyor…

İspanya, göçmen varışlarını caydırmadaki işbirliğini sürdürmek için Fas ile iyi ilişkilerini korumaya önem veriyor. Ama bu ilişki hiç kolay değil. 2021’deki büyük geçiş olayının ardından İspanyol yetkililer, Fas’ın göçmenleri bir tür “para birimi” olarak gördüğünü ve sınırdaki hareketlilik üzerindeki kontrolünü İspanya’dan mali ve siyasi tavizler koparmak için kullandığını belirtmişti. Hatta o dönemde göçmenlerin Ceuta’ya akın etmesinden saatler sonra İspanya, Fas’a sınır polisliği için 30 milyon euro (yaklaşık 37 milyon dolar) yardımı onaylamıştı. Yani bu bir pazarlık meselesi, göçmenler iki ülke arasında bir koz olarak kullanılıyor. Dün akşam itibarıyla Ceuta’daki son insan toplanmasını neyin tetiklediği ise henüz netleşmedi. Kimse tam olarak bilmiyor…

En sert tepki İtalya’dan geldi. İtalyan üst düzey siyasetçiler gerilimin tırmanması üzerine İspanya’nın Schengen Bölgesi’nden çıkarılmasını talep etti. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni X üzerinden yaptığı açıklamada, “Ceuta’dan gelen görüntüler şok edicidir ve kontrolsüz yasadışı göçün Avrupa sınırlarının güvenliği için gerçek bir tehdit oluşturduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır” ifadesini kullandı. Meloni, İtalya’nın sınırlarını korumak ve vatandaşlarının güvenliğini garanti altına almak için “olağanüstü tedbirler dahil” harekete geçmeye hazır olduğunu ekledi. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile birlikte Schengen Anlaş
ması’nın askıya alınmasını veya İspanya’nın serbest dolaşım bölgesinden çıkarılmasını talep etdi. 29 Avrupa ülkesini kapsayan anlaşma uyarınca kişiler bu ülkeler arasında serbestçe seyahat edebiliyor; ancak bazı üye devletler göç risklerini gerekçe göstererek belirli sınırlarda kontrolleri yeniden başlatdı. İtalya daha önce kaçakçılığı ve terörü önlemek amacıyla Slovenya sınırında kontrolleri geçici olarak yeniden yürürlüğe koymuşdu. Yani İtalya zaten sınır kontrolüne sıcak bakıyor, şimdi İspanya’nın da bu bölgeden çıkarılmasını istiyor.

Tajani, İspanya’nın Schengen’den çıkarılması çağrısının ötesine geçerek Ceutadaki olayların sorumluluğunu yüz binlerce belgesiz göçmene yasal statü sözü veren Pedro Sánchez’in göç politikalarına yükledi. Bu politikayı “derin bir hata” olarak nitelendirdi ve “insan kaçakçılığı için bir teşvik” sağladığını savundu. Yani adam diyorki “Sánchez’in politikaları yüzünden bu insanlar akın ediyor” diyor. İddiasına göre göçmenlere umut verip onları ölüme gönderiyor Sánchez.

Bu sözler İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares’in tepkisine yol açtı. Albares, Tajani’nin açıklamaları hakkında hesab vermesi için İtalya Büyükelçisini Bakanlığa çağırdı. Diplomatik kriz büyüdü yani. Albares, X platformun da Tajani’ye yanıt vererek, “Bu mesaj, kendisinden parti demagojisi değil Avrupa dayanışması beklediğimiz ortak ve dost bir ülkenin dışişleri bakanına yakışmamaktadır” diye yazdı. İki AB ülkesi birbirine girdi, ortalık iyice karışdı. Bakalım bu gerilim nereye varacak? Schengen’den çıkarılma lafı lafta mı kalacak yoksa gerçekten bişeyler olacak mı? Gözler Brüksel’de, gözler Madrid’de… Gelişmeleri takip ediyoruz arkadaşlar.

Kaynak: Orijinal Haber

Metin Uçar
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap