Bakan Kurum “DERİA Sistemi”ni duyurdu! “Denizin Google Maps’i olacak” – Gündem Haberleri
Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’ndeki Fethiye İç Körfez, bugün Sıfır Atık Mavi Projesi’nin bir parçası olarak dip çamuru temizliği için ilk adımı attı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen bu çalışmada, Mapa‑Şamandıra Sistemi ve DERİA (Deniz Çekirdek Araştırma ve İzleme) lansmanı gerçekleştirildi. Etkinliğe COP31 Başkanı ve Çevre Bakanı Murat Kurum, Muğla Valisi İdris Akbıyık, AK Parti Sosyal Politikalar Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Muğla Milletvekili Kadem Mete, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Sıfır Atık Vakfı Başkanı, Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, Serbest Dalış Rekortmeni Milli Sporcu Şahika Ercümen ve sektör temsilcileri katıldı.
Murat Kurum, Göcek ve Dalaman koylarını Mapa‑Şamandıra sistemiyle korumaya alırken, 926 adet sabit bağlama mapası ve 906 tonoz yerleştirildiğini duyurdu. Sistem, denizcilerin koyları harita üzerinden görebilmesini ve rezervasyon yapabilmesini sağlayarak, deniz çayırlarına zarar veren ağır demirlerin yerine geçecek. Deri A sistemini “denizin Google Maps’i” olarak tanımlayan Kurum, bu sayede deniz tabanının tahribatını önlemeyi amaçlıyor. Aynı zamanda, iki tarama gemisi ile yaklaşık 600 hektarlık alanda 16 milyon metreküp dip çamurunun 3 yıl içinde Fethiye Körfezi’nden çıkarılacağı ve iç körfezin ortalama 3,4 metre derinliğe ulaşacağı bildirildi.
Projenin kapsamı, Marmara’da 400 milyon Euro’luk dış finansmanla atık su arıtma tesislerinin dönüştürülmesi ve Muğla’da 112,5 milyon Euro’luk kaynakla yapılan çevre yatırımlarını da kapsıyor. Ayrıca İzmit Körfezi, İzmir Körfezi, Eğirdir Gölü ve diğer bölgelerde yürütülen çalışmalar da Türkiye’nin dört bir yanındaki deniz ekosistemini koruma çabalarının bir parçası olarak gösteriliyor. COP31’de ise Fethiye Körfezi, Mapa‑Şamandıra sistemi, dip çamuru temizliği ve Marmara projelerinin detayları paylaşılacak ve Türkiye’nin deniz ekosistemini korumada örnek bir model sunduğu vurgulanacak. Bu gelişme, deniz üstü ve altı korumasını bütünsel bir stratejiyle ele alan kapsamlı bir çevre planının bir adımı olarak değerlendiriliyor.

