Perşembe, 10 Eylül 2026

Alihan Kuriş’ün İfadesi Soruşturmayı Kırdı: ‘Biliyordu

Sibel Demir 3 dk okuma 0 yorum

Bir gece yarısı Bakırköy’de başlayan soruşturma zinciri, Ahmet Arif Denizolgun’un talimatıyla “sil baştan” açıldı. Tanık Rüstem Şahin, Alihan Kuriş’ın ölümüne dair çarpıcı iddialarda bulundu: Yunus K. ve Kurişdayı öldürmüşler, Kuriş ise acilen Beykoz binasından çıkardı. 24 Şubat 2026’da otopsi videolarının kayıp olduğu şüphesiyle soruşturma dosyasına istek gönderildi, 12 Mart’ta ise CD’ye sert ihtar yazıldı. 16 Temmuz’da Av. Hakan Karakuş, adli tıp bilişim personeline karşı suç duyurusu açtı.

Bakırköy Başsavcılığı’nın “Alihan Kuriş Suç Örgütü Ölüm Dosyası” kararıyla açılan soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına da uzandı. Rüstem Şahin’in ifadesine göre, Kuriş’in yanında bulu Yunus K. “Kurişdayı öldürdüler” dedi. Şahin, Kuriş’ın Beykoz binasından dışarı çıkardığını, olayın at çiftliğinde gerçekleştiğini belirtti. 7 Eylül 2016 tarihli adli tıp raporu ise çelişkilerle dolu: boynunda morluk, ağızdan köpüklü kan, klasik beyin kanaması şüpheleri.

Olay gününde Kuriş, Yunus K.’yı Beykoz binasından acilen çıkardı, ardından “Kurişdayı öldürdüler” diye itiraf etti. Rüstem Şahin, bu iddialarıyla at çiftliğine yönelerek, Kuriş’ın ölümünü işaret etti. Şahin, Kuriş’ın “Alihan Kuriş” diye bağırdığına işaret ederken, olayın da aynı adla gerçekleştiğini söyledi. Şahin, Kuriş’ın ölümünü “çarpıcı” olarak nitelendirirken, olayın yasal çerçeve dışı gerçekleştiğini iddia etti.

Soruşturma dosyasındaki otopsi videolarının kayıp olduğu şüphesi, 24 Şubat 2026’da müzekkere yazarak soruldu. 12 Mart 2026’da ise Savcılık, bir CD’de gönderilen tüm fotoğraf ve videoları inceleyerek “Video kaydı nerede? Yoksa gerekçesini bildirin!” dedi. 16 Temmuz’da Ahmet Arif Denizolgun, adli tıp bilişim personeline karşı ciddi suç duyurusunda bulundu. Şahin’in ifadesi, olayın “at çiftliğinde” gerçekleştiğini tekrarlarken, Kuriş’ın ölü muayene tutanağında morluklar ve ağızdan kan akışı, klasik beyin kanamasını çürüttüğünü gösteriyor.

Denizolgun’un vefatı, doğal beyin kanaması olarak tanımlanırken, FETÖ’ün hücre yapılanmasında “Zafer” görevli olduğu iddiaları da gündeme geldi. 8 Eylül 2016 tarihli rapor, çelişkilerle dolu: Denizolgun’un gelmesini beklemesi, hayatın olağan akışına aykırı bulunmuş. Ölü muayenede boynunda yaygın ekimotik alanlar, morluk ve ezilme, ağız-burun kapatılarak boğma yoluyla gerçekleştirilen dış saldırıya işaret ediyor. Ayrıca maktulün ağzından saatlerce köpüklü yoğun kan gelmesi, klasik beyin kanaması tanısını tamamen çürüttü.

Son olarak, soruşturmanın bu yeni ifadesiyle birlikte, Alihan Kuriş’ın “biliyordu” iddiası, olayın seyrini tamamen değiştirdi. Olay yerinden canlı aktarılan bu haber, sokağın sesini taşıyor; kim, ne, nerede, ne zaman, neden ve nasıl sorularını gün yüzüne çıkarıyor. Ne olacak, bu davanın ilerleyişi nasıl şekillenecek? Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Sibel Demir
Sibel Demir

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap